Ortodonti denince çoğu kişinin aklına ilk gelen görüntü, ağzı braketlerle dolu bir ortaokul öğrencisidir. Bu algı yüzünden çapraşık dişlerinden rahatsız olan pek çok yetişkin, “benim için artık geç” diyerek konuyu kapatır. Oysa dişleri hareket ettiren biyolojik süreç yaşa bağlı olarak sona ermez; çene kemiği yaşam boyu yeniden şekillenme kapasitesini korur.

Yetişkinlerde ortodonti, kemik büyümesinin tamamlandığı kişilerde dişleri ve çeneyi hizalamaya yönelik tedavi uygulamalarıdır. Yetişkinlerde, çocuklardaki gibi kemik yönlendirmesi yapılamasa da, modern teknikler sayesinde çok başarılı sonuçlar elde edilebilir. Gülüş estetisini iyileştirmenin yanı sıra, düzgün dişler ağız sağlığını ve çiğneme fonksiyonunu da optimize eder.
Yetişkinlerin ortodontik tedaviye başlamasının pek çok nedeni vardır. Bazıları gülüşteki olumsuzluktan rahatsızlık duyarken, bazıları diş hizasını iyileştirme isteğine, ağız sağlığını geliştirme çabalarına veya diş protezi öncesi hazırlığa ihtiyaç duyarlar. Ne sebep olursa olsun, tedavi başlamak hiçbir zaman geç değildir.
Ortodontik diş hareketi, dişe uygulanan kontrollü kuvvetin çevredeki kemikte yeniden yapılanma başlatmasıyla gerçekleşir. Kemiğin bu yanıt verme yeteneği yetişkinlikte de sürer; yalnızca hız bir miktar azalır. Bu nedenle ortodonti için üst bir yaş sınırından söz edilmez. Belirleyici olan takvim yaşı değil, diş eti ve çene kemiği sağlığıdır. Destek dokuları sağlıklı olan bir kişide tedavi altmışlı yaşlarda da planlanabilirken, ileri düzeyde kemik kaybı olan genç bir kişide önce bu tablonun ele alınması gerekir.
Yetişkin tedavisinde büyüme artık kullanılamayan bir araçtır. Çocuklarda çene gelişimi yönlendirilerek elde edilebilen bazı düzeltmeler, yetişkinlerde ya diş konumlarıyla telafi edilir ya da belirgin iskeletsel uyumsuzluklarda ortodonti ile cerrahinin birlikte planlanması gündeme gelir.
Başvuru nedeni her zaman görünüşle ilgili değildir; işlevsel gerekçeler de en az estetik kadar sık karşımıza çıkar.

Ortodontik tedavide üst yaş sınırı yoktur. Dişleri destekleyen kemik ve diş eti dokusu sağlıklı olduğu sürece her yaşta dişler hareket ettirilebilir ve düzeltilebilir.
Çocuklarda kemik gelişimi devam ettiği için diş hareketi bir miktar daha hızlıdır. Yetişkinlerde kemik yoğunluğu tamamlandığından süreç biraz daha yavaş ilerleyebilir, ancak doğru planlamayla tedavi süreleri arasındaki fark oldukça azdır (ortalama 12-24 ay).
Evet, ancak süreç öncesinde mutlaka bir diş eti uzmanı (periodontolog) kontrolü gerekir. Diş eti hastalığı kontrol altına alındıktan ve dokular sağlıklı hale getirildikten sonra özel hassasiyetteki ortodontik kuvvetlerle tedavi uygulanabilir.
Yetişkinlerde dişlerin eski haline dönme eğilimi (relaps) çocuklara göre daha yüksektir. Bu nedenle tedavi bittikten sonra dişlerin iç tarafına sabitleyici ince bir tel (lingual retainer) yapıştırılır ve gece kullanımı için pekiştirme plakları verilir.